Sayfalar

28 Ocak 2021 Perşembe

Tohum Cevap : Bir Fatih Akçi Denemesi (Cemal Söyleyen Çizimi Eşliğinde)




Berzahtan gelmişiz ademin suretinde, sürüngenin nefsinde, buğday mıydı elma mıydı kovulmamıza sebep, eski ahitteki nefeste.

İkinci selam :

Camcı Recep'in oğlu Süleyman, dünyaya geldiği ilk günden itibaren, sırtında siyah, çirkin, kıllı bir lekeyle doğmuştu. Büyüdükçe utanırdı lekesinin renginden varlığından. Minik elleriyle okşardı papatyanın toprağını, nefes alsın yeter ki gözümün gözü, ahir zamandan gelen, toprağın canındaki ceninin canı için. 

İsfahana geçiş :

Lekeyi yıkadı bedeviler, oldu Süleyman Mührü. Fırat, Ey bahtım! Belkıs aşktır aşk, gemi cudide, Nuh saba makanında ikinci ayinde, selam durdu alemin varlığına, Kaygusuz'un aşkına, pirim!

Ey Pirim Hallaç, kalu belada hakkını devretmiş, yunusun eğri odunun hak arayışına, bülbülüm bak ayağın kanıyor hele, Kabil'i affet de aşk olsun. Lekeye zem deme. Davut yıldızdır o, aşıkların nazarında. Havas nefes, kalbinde bir ilim kaldır başını, ledun nakış, avucumuzun vuslata hasret vahdedinde.

Dördüncü selam : Ya Nefis Ya Nefes, 99 alem vahdet ehli, Ya Hu, bu ARINMA NEDİR Kİ BÜLBÜLÜN AYAĞI HALEN KANIYOR! 

Ahu Dede der ki vardır sırrın sırrı, ver Neyzen Abi iki kadeh nihavend! Bu gece yıldızlar ve ay semah tutsun sarhoşluğumuza, illa hu illa hu

Fatih Akçi

Çizi Görsel:  Cemal Söyleyen

9 Ocak 2021 Cumartesi

6 Ocak 2021 Çarşamba

Tohum Cevap - 11 - Merve İmer

 Zaman Rüyada buluştuk 


Sabah oldu unuttuk

Uzun

Hiç ayrılmak 

Meditasyon gül kokuyor 
Bütünle bir atıyor adımlarını ortak kalbimizin kendi ritminde sadelikle ve ahenkle 
Derken
geçiyor kendi sine yollardan 
Ateşe hava toprağa hava 
Havalandık
Kokumuz değişti
Sevdalandık çiçeklere 
Fiziksel alemde ne çok attık çıkarttık maskeleri 
Maske maske etrafımız ağzımız yüzümüz peçvörk bez bebekler misali 
Şekilsiz belirsiz 
Bir yoldan ilk adımlar 
Farkında mıyız sadeleşmenin ?
Koşulsuzun? Kendiliğindenliğin?
Doğa 
Parçası olduğumuz bütün 
Ne hoş 
Hatırladık işte’nin ötesinde
Kavrulmak ateşinde 
kendi helvanı kendin kavur irmik un..
Bazen hırçın bir kıpkırmızı aşk sinirleri hoplatan ışık hızı genişlemelerle beliren vahşi ateş
Bazen de başka türlü çeşit çeşit ailemde
Aynıyız ama başkayız Gül sen
Yüzde beşi bende gerisi sende başka bir anneden kardeşim
Teslim olmak coşturur 
Benim için de coş koş boş ver 
Aşk Özgür!

Yeni bir rüya, içim Ruma Gülhane

Şükür aleme 

4 Ocak 2021 Pazartesi

Tohum Cevap : İlkin Cerbay - Sevgi Tohumları Mektubu

İki hecelik, minicik bir sözcük...
Her yeni gün bir başlangıçtır. Senenin ilk günü ise daha büyük bir başlangıç olmalı, işte ben de bu büyük başlangıç gününde "TOHUM" sözcüğünü uzun uzun düşündüm. Ne kadar geniş kapsamlı bir sözcükmüş meğer...

İnsanların gelecekle ilgili büyük hayalleri vardır ya, ben de nedense "TOHUM" sözcüğünü "HAYAL" sözcüğüyle eşleştirdim. Altından neler çıktı, ben ben bile şaşırdım.

"TOPRAĞA EKİLEN TOHUM" düşüncesiyle başladım. Şöyle ki, ekilen tohum bitki veriyor, yumurtalar başka canlılar üretiyor... ağaçlar, çiçekler, insanlar, hayvanlar, kısacası bütün canlıların oluşumu neredeyse bu kelimede gizli. Ne kadar üretken bir sözcükmüş, derken "ENERJİ" ile eşleştirdim bizim tohumu. Nasıl mı?

Aynı bitkiyi aynı anda toprağa eken iki ayrı insan oluştu kafamda. Hava şartları, toprağın cinsi, tohumu aynı olduğu halde, bakıyorsunuz; oluşan bitkinin birisi çiçekli, dallı, gümbür gümbür.. diğeri ise cılız, neredeyse oluşmamış. O zaman ne düşünürsünüz?  Birinci kişi "BÜTÜN ENERJİSİ VE SEVGİSİ İLE" ekmiş, diğeri ise "AMAN OLURSA OLUR OLMAZSA OLMAZ, BEN EKEYİM DE" gibilerinden  yapmış bu işi dersiniz, değil mi? Ben de öyle düşündüm zaten. Ama bu arada "ENERJİ, SEVGİ" kavramlarını inanın farkında olmadan eşleştirdim.

Örnekler çoğaltılabilir elbette. Ben artık gezegenimize, insanlara, hayata yönelmek istiyorum. Burada tükenerek eskimemek, mutlulukla ayakta kalarak eskimekten söz etmek istiyorum. Doksanlı yaşları aşmış kişilere baktığımızda: birinin dimdik ayakta, diğerinin yaşamdan bezmiş, kamburu çıkmış, sonum artık gelse diye beklediğini görenleriniz olmuştur. Yaşam şartları, genler elbette çok önemli ama ben daha önemli bir sebep olduğunu sanıyorum. O da sevgi. Hangi sevgi. Önce kendini, ardından insanları, hayvanları, çiçekleri, böcekleri.... Kısacası her şeyi sevmek...Kendimizi gerçekten seviyorsak diğerleri zaten ardından gelecektir. Şu anda çoğumuzun "Neler saçmalıyorsun, herkes kendini sever???" dediğini duyar gibiyim. Ama ben "GERÇEK SEVGİ" diyorum. Çünkü kendini gerçekten seven başka hiçbir canlıya zarar veremez. Kendisine zarar verenleri de affeder. Enerjisi pozitiftir. 

Gördünüz mü? Pozitif enerjinin özünde kocaman bir "SEVGİ" kavramı var.

Artık gezegenimize gelelim mi? Bizler yaşadığımız gezegeni ne kadar sevdik? Çok sevdik çooook.. ama üzgünüz.. ona pek çok zarar verdik. Ağacı, bitkiyi, çiçeği, yaprağı yok ettik. Her yere fabrikalar yaptık. Her yere beton yığını diktik. Evlerimize sığmıyorduk, kocaman gökdelenler diktik. Fabrikalarımızla havadaki oksijeni yok ettik.. neler neler yaptık. İnanın hepsi istemeden oldu. 

Son durum... yıllardır kar yağmıyor, eskilerin "bereket" dedikleri yağmurlar sel olup evleri, köprüleri yok ediyor, ekinlere zarar veriyor, ülkemizde olmayan hortumlar olmaya başladı, oysa ki eskiden çiftçimiz toprağı bir sene eker, bir sene güçlensin diye nadasa bırakırdı. "Sevmek" nedir dendiğinde hepimiz bir dolu açıklama yapabiliriz ama özünde "ZARAR VERMEMEK" olan sevgiyi, zannediyorum çok tanımıyoruz. Hayatı çok severken, gezegenimize bunca zarar vermişsek "POZİTİF ENERJİ" gerektiren sevgiden haberimiz yok gibi...

Sadece hayatımızın en önemli sebebi olan gezegenimize bunca zararı vermişsek birbirimize olan davranışlarımıza gelmek bile istemiyorum...

"ZARARIN  NERESİNDEN DÖNÜLSE KÂRDIR" der atalarımız. Tablo karamsar olabilir ama ben gerçekten karamsar değilim. 2021 yılının bir dönüşüm yılı olacağına inanıyorum. Artık kendimize dönüp "bütün bunlar neden, insanlar niçin mutsuz, birbirimizi çekemememizin sebebi ne? sorularının cevabını vereceğimiz bir yıl olacak. "EGO" dediğimiz hep bencillik, nankörlük, doymak bilmezlik duygularını bir tarafa atıp, ruhlarımıza "SEVGİ TOHUMLARI'nı"ekeceğimiz bir yıl olacak. Bu bizim elimizde. 

Eveeeet, sevgili 2021 yılı. Rakamlarını beğendim. İçimden bir ses bunların olabileceğini söylüyor. Kötü olan her şeyi seninlen siliyoruz. Yeni yıla kocaman bir "MERHABA" diyoruz. 

Sağlık, dostluk ve sevgiyle 

İlkin Cerbay 

Tohum Cevap : 2M1C - Jiyan Varlık - Çaylak Hippi Şiiri


Jiyan Varlık - İlk Şiir Kitabı - İz Sürücülerle Diyaloglar ‘ Kitabından, Çaylak Hippi Şiiri - Bölüm V, Sayfa 35 / Anima Yayınları Ağız Arpı Deneyimlediğini Sosyal Medyalarda İlk Defa İfşa Eden Mert Sabuncu - Ağız Arpı Bendir Eşlik Denemesi Solucan Deliğine Benzeyen Çaylak Bendiriyle Çaylak Şiir Gırıldama Denemesi : ArCan Küçükoğlu Çekim : Nikah Fotoğraflamışlığı Olan : Melike Cerbay
Bendir'in Üzerindeki Sticker : @alpharising

Tohum Cevap - Cemre Lyra - Her şeyin Raksı

 

Her şeyin Raksı

Kendimi azıcık buzucuk ayırıyorum, sıyırıyorum yapraklarımdan damlayan dikenli çalılarımı. Baloncuklarım patlıyor bir bir, patladıkça göğün kuşağı beliriyor küllerin arkasından.
Suyun külleri oluyorum, renklerden geçiyor, tırtıllarla, yılanlarla dans ediyorum.
Uyanın artık diye bağırdığım dünyaya gözlerimi açtım, rüyadayım.
Bok böcekleri karşı apartmanın camına vuran gün ışıklarından düşüyor, kedilere selam veriyorum kediler selamımı kucaklıyor.
Dünyanın heyecanı hızlı döndüğünden mi?
Dünya dönüyor mu sahiden?
Yada bir arkadaşımın bana söylediği gibi "kafayı ne ara yaktım ki ben?"

Günden güne bir çember içimden geçer çember çember, parmaklarımla bütün vücudumu ezerim, kaldı mı bedenime hiç yer?
Gezer durur nefesimde gönlüm, uçar durur zihnim ve kaçar gelir ara sıra eksilerden sıfıra benliğim.
Gün olur bir anka doğar saçlarımın arasından, kuyruğu sırtıma düşer ayaklarıma basıncaya...
Fısıldar kulaklarıma, sıcacık eder omuzlarımı, biraz ağırdır da...
İkindi olur, dostum olur, akşam olunca bilmiş, gece vurur gelir karşıma...
Sonra alev alev tüylerine alev çeker yakar kendini döngüde bir kez daha.
Sabah küllenirim, küller koklarım yatağımda,
Bir çıkıp silkelenirim gök ile yerin ufkunda
Küller dolar içime doğururum bir kez daha.

Gözlerim kapandığında ne kadar heyecanlı dünya
Gözlerim açıldığında soluyorum ya...
Açıldığında kapandı, kapalıyken açıktı
Kime yaradı, kim bende vardı.

Bir anda çığlıklar atıyorum;
"Güneşimi aldılar! Güneşimi aldılar!"
Hava kararıyor, kuşlar yerlere doluşuyor,
Yapraklar yeşilden soluyor, bir siyahlık haykırışlarının en sessiz tokadını çökertiyor üzerimize.
Güneşimi aldılar!
Turuncu bir kıvılcım beyaz bir pelerine giriyor,
Dönüp dolaşıyor zihnim karaltıda,
Dünya çevremde, çevre dünyamda dönüyor,
Hanım elleri kokuyor etraf, ıhlamur çiçekleri ve renkli çimenler.
Yeşiller siyaha boyanıyor...
Dur Dünya! Güneşimi aldılar!!
GÜNEŞİMİ ALDILAR!

Anda çığlıklar atıyorum:
"Ay'ımı verdiler! Ay'ımı verdiler"
Yavaşlıyor dünya turlarının arasında fark ettirmeden,
Ay'a tutuluyor, ay onu kavrıyor, mavi, mor, pembe...
Ellerime bakıyorum bende, masmavi elbiseler giymişler diye,
Ve siyahlar yıldızları toplamaya başlıyor
Karaltıların parlaklığı kalbimin ritminde çalıyor,
Ay'ımı verdiler...
Ay'ımı verdiler...

Islıklar sessizlikte çalmaya başlıyor
Ağzıma kuşlar dolduruyorum.
Dileklerini tüylerime döken mutluluklar var
Kanatlarımı okşayan huzurlar...
Birde tatlı ekşi salata soslarım.
Beynimin içinde sanırım ben hep oynarım.


 “Tutunaksız bir boşluğun kenarında ne de güzel raksederiz!” -A. M. Dranas.


DEADLYIDEA~ Kişisel Blog

1 Ocak 2021 Cuma

Tohum Cevap - Özen Turan - Bi



Bilgi ağacından koptu Düştü hayat acısına Karşısına alıp bakar Boş sandalye umutları Bi sorar bakarım Bi bakar sorarım Bakır rengi güneş Bi var doğası Bi yok batası Sırra eğilmiş dallar Rükû' da hayvan Kıyamı dağlar İnsan halini bilmeyi bilsin Bi doğru anda Bi doğru zanna meyil verir Neresinden fışkırır tohum Bi altını görür verir Bi yukarı çıkar serilir verir



instagram - Özen Turan