Sayfalar

16 Mart 2021 Salı

Tohum Cevap : Akışın Resmi - İlyada & Demçe

 Akışın Resmi

Ormanın derinliklerindeki uzun bir derenin, çakıl taşının yanından geçerken verdiği sınava ve sohbete tanık oldum bir an. Yanından gürül gürül akıyordu ama o küçücük çakıl taşının üstü yine de kuruydu. Sonunda bir meşe ağacının yaprağında saklanan bir yağmur damlasıyla ıslandı. Yağmur damlası ve akan nehrin incelişi arasında seyreltmeye çalıştığım kelimelerde kayboldum ben de, o damla ne yaşadı diye düşünürken. Öyle görkemliydi ki ‘’Neden’’ diye sormak geçti aklımdan ve gönlümden. Çünkü o damlanın, o yapraktan akışının ve çakıl taşına düşüşünün bir anlamı var gibi geldi. Çünkü o yaprak, bir rüzgarla eğildi  ve oraya ‘’tesadüf’’ ile düştü ve sanki baharın uçuşan tüm polenleri de o damlanın içinde toplandı. 

Bir sır verelim sana güzelliklerle örülen defter. Belki o damlaya bir arının kanadı bile çarptı. Derken  arı anlatmaya başladı. Dediğine göre, çakıl taşı sıcaktan kavrulmuştu ne zamandır. Nefes alamıyordu artık. Her tarafı suyla çevrildiydi ama üstüne gelecek bir damla su yoktu. Sonra bir gece tüm orman birleşti. ‘’Şimdi asıl sır burda’’diye fısıldadı arı. O yaprak, o polenler, meşe yaprağı, rüzgar hepsi işin içindeydi. Gece sabaha dönerken çakıl taşına duyurmadan anlaştık aramızda, sonra da tesadüf gibi gösterip onun ne zamandır aradığı bir damla suya kavuşturduk.

Bu sayede damlasına kavuşan taş, derin bir nefes aldı. Ne zamandır beklediğini bulmuştu. Teslim oldu damlanın onu tamamen sarmasına ve kendisini dereye karıştırmasına. Fakat dereyle karışınca, damla dereyle bir oldu. Bir geliyor, bir gidiyordu şimdi. Aslında bir yere gittiği yoktu damlanın, o hep oradaydı ama artık tek bir damla değildi, dere olmuştu.

O çok beklediği sevgili damlanın, yağmurun ve derenin bir olduğunu anlayan taş; gece öten kuşların, rüzgarda sallanan yaprakların, beş gün beş gece yağan yağmurların ardından, ağaçların tüm köklerine masallar okuyan ormanın bu fısıltısını taşıdı. Akan bu bereketin ardından, nefesi ve zerresi aşk olan bir faninin eline geçti ve rengarenk bir halde gönlü ay ışığı ile yıkanmış bir cadının, ışık dolu evinde yıllar süren bir inzivaya geçti.


                                                                                                                                            İlyada & Demçe


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder