eke seke gül bahçelerime düşlerini görgüsüzlerin
kördüğümlerim öttü demin derdim
yerimdeydim
yersizleşti sevmelerim & sevdikçe sevgisizleşir miydin diye
bilemedim yanağımdaki buseler-in
hadsiz hesapsızca hediyelik eşya kıvamında beynimin odalarında.
yaktı kerim, yan iç sezim, olsa sazım, vurur durur muydum sonsuza dek
dağlarda bayırlarda
orası kesin
dersem kesin
keklik gibi kalgelmiştir
bir
asfaltın
kenarında.
altın ökçe,
çek bi takke,
ekle beni de,
ne yapıyorsan insan için
gel kendine.
dedi aynamın kırılmak'tan eğerirce kabuğunu çatlatan yanları, karmanın on iki yasası, sokağa çıkma yasağı, iki yukarı bir aşağı, aynı etkiyi yarattı buralarda.
duran olma, duyan ol da; dur bir ulan'
larına bakma, dumanı yasla
eninde sonunda
pişmanlığını affettirir yaşattığın kafa
canla
başla
orda
burda
öpücüklediğin
taşta maşta.
der'di derde deva
ney'di nerde keza
kalkıp bakıyor camdan geçen teyze kılıklı tantana tıklatmasın karanlık yanların-ı iyi huylu bakteriler yermiş eğer
er ya da geçse
an
dur * olma
özgür (sista) - kişisel sayfası için tıklayın

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder