Tayfur Sıvakcigil : instagram
-speacial thanks to Reza Mehraz : instagram
Tecavüz ediyor dişi şempanze bana,
Çıldırarak ağlamama.
Aynaları kırıyor evdeki,
Bakmaktan nefret ederek kendine.
Traş ediyor bedenini o kör jiletle,
İnsana özenerek.
Barındırıyordu aslında içinde en ilkel duygularını insanın, buna bel bağlamıştım sanırım ama nafile gözlerime bakıyor küfrederek.
Belli ki yok bir yudum güzellik içinde o benzemeye çalıştığı insanın ve besbelli onun benzemeye çalıştığıyım.
Öfke,kin,nefret ne ararsan vardı bizim şempanzede.
Bana beni, annemi, babamı, sevdiğim kadını, gösteriyor filtresiz çırıl çıplak insanlığında.
Ve ben gülüyorum bu kez, taktığım için o kör jileti boğazına.
Ama hayır!! Bakabiliyorum o kırık aynaya ben.
E insanım ya ben yok benim tüylerim.
İnsan gibi görünüyorum ben.
Öyleyim değil mi?
MEŞUM ŞİİR YA DA BOŞ VER BEN SADECE SANA SÖYLEYEYİM KALBİM
Yaşama dönük bir başlangıç yapsaydım bu şiire
Çiçeklerin hareketlerini öğrenmekten bahis açarak girerdim.
Çünkü o köklerde, meşhur tanrı'nın pek de okşanmamış elleri yatar.
Yaşamdan ölüme mahkûm çizgi,
Bugün sahici bir şey arıyorsan ve aynada dâhi bulamıyorsan:
Hiçin ar, azın kâr olduğu bu gurbette
gerçek bir dert eritip
bu şiirle, şimdi hayalin kanatlarına üfledim:
Bul bulabilirsen.
...
Aya hiç yakıştırılmamış bir ses,
Onda keşfedilmemiş tozlu tebessüm,
Anlaşılabilir ama hiç duyulmamış bir lisanın son harfi gibi, nefesler.
Belki
Sadece
Seninle
Öyle...
Bir darboğaz geçilir
Diyedir bunca şey...
Bu yaşam sonsuza dek böyle devam eder diye...ummanla, muhtemel, sürecek bir 'beyhude' devinim...
düşüş.
"İnanmam mı sonsuz yaşama?"
Düşünüyorum ben de sen kadar, bir mahsuru yoksa
Ama
Fazla bir şey söyleyemem.
Düşünce, dış cevherinden iç cevherine kazınıp yeni bir çakmak taşı
icat ediyor o zaman...
Gene yakıyor sesini içimde.
Sonra senin bir yürek unutuşun
Benim dengiz koşumuma bağ oluyor da...
Dünyayı bir vefasızlık bulutu kaplıyor.
Ve ben yağmur yağana kadar toplayamıyorum dışarıda kalmış bütün çocukları.
En güzeli,
Susmalı
Tek nasibimiz ince kalbimiz çünkü bizim.
...
Biz birlikte
Uzayalım da buralardan göğe ersin başımız.
Biraz da orada dinleyelim türkümüzü.
Dinleyelim: yağmuru, taze gümbürtü
Ve de
Toprağı, duman olmuş
gökyüzünün türküsünü.
...
14.02.2022
Pazartesi 10:30
....
Melamet Hırkası : Kul Nesimi
Beste & Gitar Vokal: Talha Samancı
Saz Vokal: Burak Yıldız
Kayda alan : Özen Turan
O esnada Çaya Bakan Semah Dönen Çocuk Uyutan Rüya Görenlerin Baş Harfleri:
GGAC
GÜL AĞZI ATÖLYE / 2021 RAMAZAN
Zarif mektuplar gönderiyorum ona
Kokulu çiçekli kağıtlarda
Üzerine e-posta adresimi
yazıyorum
Ulaşamasın boynu gökyüzüne diye
Adresimi Çince yazıyorum
Ben Çince bilmem ki hiç
Çince pilav sticklerim
Çince süpürüm kapımın önünü
(Tabii önce hortumdan soya suyu serperek tozlara
Sonra sorma hiçbir hanedanda görülmemiş bir paklık
Her prensesin ulaşmak isteyeceği bir aklık)
Zürafalar timsahlardan uzundur
Kapımdan geçemiyor
Ben eğiliyorum o geçiyor
Hayvanat bahçesi geziyoruz
Zürafalara jelibon fırlatıyoruz
O hiç zürafa gibi hissetmiyor
Bunu bir psikologla dahi
halledemeyiz
Psikologların başkasını
iyileştirme organı yok
Başka kafeslere geçiyoruz
Bir merdivenin orta basamağına
oturuyorum
Ciddi bir koro türkü okuyor
Zaten ben ne zaman ağlasam
Bir koro türkü söyler
Zürafaların boynunda sular uzun
yolculuklar yapar
Ne zaman otursam bir bulutun
altına
Ceylanlar ürker hapşırığımdan
Binaların 2.kat camlarını yalama
zürafa
Biliyorsun bu pek yabanıl bir
savana
Siyah zincirler takacağım boynuna
Boynundaki ipinle çok yakıştın
bana
Seni boynundan öptüler mi hiç
Bir zürafanın boynu sayılı
yerlerindendir
Bilmeni isterdi Süreya
Midende fotosentez organları var
Sen uzun bir ağaç değilsin
İnsanlara sorarsan
Ağaç yiyenler ağaç gibi güzel
olur
Cebinde taş olanlar ölmez bir
avcının ömrünce
Bardağına dön zürafa
Trenlere bindirmezler seni
Üstelik ‘dikkat zürafa çıkabilir'
tabelası pek iğreti
‘dikkat insan çıkabilir’ demedi
kimse javan gergedanlarına
Vagonlar benzemez sana
Tut ki benzedi
Yağmur ıslatır belki
Boynunu bir bilsen
Ne çok ıslatır zürafa
Sayılı yerlerin sayılmaz olur
Bardağına su dökeceğim
Zarif bir şeysin
Bacakların ellerindir
Kuşlara yakın olmak ne garip
Ne garip şey zürafa
Şimdi senin boynuna yıldız da
düşer
Beni sizin olmadığınız yerde
arayın dersin
Hep 3. katta oturuyor gibisin
Pencere önüne sığmayan çiçek
Ormanına dönsün tüm tavşanlar
Bunu görmeyi çok istersin
Bir domuza boynunu verir miydin
Boynunu yıkamaya bir kutu şampuan
bitecek
Boynunu diyorum İyi keselemeliyim
ve pencere önünde kurutmalı
Ne dediklerimi de, ne yaptıklarımı yap
Ne yaptıklarımı de, ne dediklerimi
yap
Ne yaptıklarımı yap, ne dediklerimi
de
Ne dediklerimi yap, ne yaptıklarımı
de
İster yap
İster de
Hem de ne
Ne kadar istersen yap
Ne kadar istersen de
Kime ne bunlardan
Bana ne tukaka
Bahane kurallar
Yık geç ne kadar sikik varsa
Dönüşü kapatmışlar ne de olsa
Hayat hep sürprizlerle dolu ha
Kendimi yediğimi görüyorum
Kendimi yerken görüyom kendimi
Nasıl bir kaosa sokulduysam
Üstüme bir tek piçlik yakışıyor
Sığmıyor içim içime
Anlayamazsın
İstediğin kadar yaklaş
Sen susmak istiyorsun ben duyulmak
Gökyüzüne doğru konuşmalarım bitti
Gözlerinin içine bakıyorum şimdi
Plaza solcuları tiksinerek bakar
bana
İsyan isle karışıp yapışmış üstüme
Sağlam savaştık kir pas üstüm başım
Onlar eş ev hayallerinde
Temiz çevre ister ama sıçmaz toprağa
Gübre bile saçamazmış kaz kafalılar
Empatiden yoksun beton sıçanları
Kendi kendini deşiyor
Reşit bile değil daha
Katlanılmaz bir hal alıyor
Anlaşılamamak
Elbette karşı duracaktık işleyişe
Anlayamamak olmaz bizde
Konu ötekileştirilmekse
Konu özgürleştirilmemekse
Gürleyeceğiz özümüzden geldiğince
Şehrimiz kuşatılmış olsa bile
Kafamızı meşgul etmeye çalışsalar da
Yanardağ yanar yanar en sonunda da
patlar x2
Biri bir der öbürü onu yedi milyarla çarpar
Kafa kağıdını al eline dörde katla
Sonra dön de götüne sapla x2
Kafanızda hep ufak tefek küçük hesaplar
İnsanlar minik asıl olay tanrılarla
Uyanman faydalı olmayacaksa uyanma
Uyu üç yüz yıl daha uyanma
Konuşmazdım olsaydı susmakla
Önünü göremiyorsun gözün hep uzakta
Cephede göğüs göğüseyiz sen pus
ahmak
Ağzında taşla ebabil de kuştu anla
Ruhsuzların arasında kaldık baba
Rüştü yerine getirmeyenlere çattık
baba
Biz çarptıkça kırıldılar kuruldular
baba
Toparlandık artık gitmiyoruz sağa
sola
Keyfimiz değil yerinde
Bırak çöksün bulutlar tüm fırtınalar
Evlendikleri gün duruldular
Duydukça cesur kelimeleri kudururlar
Kendime çatma merasimimden kaçır kurdu
Şehriniz kuşatılmış oldu
İnsanlık ölü doğdu
Nasıl nasır tutuyor eller hiç
çalışmıyor çoğu
Bolu Bey'inin beyni kanıyor gelince
Köroğlu
Tüm derdiniz Dünya'ydı
Ve artık bak geldi sonu
Soundcloud üzerinden dinlemek için burayı tıklayın
İdris Kar:
İnstagram: @aylakseyyah
Youtube: Machs Gut Official