Edep suyuyla yıkanmayan suret ne anlar Ledun’dan ve Mecnun’dan
Virane gönüllere diken batarmış ,her avaz ya sitem ya da şükran
Hamd ehlinden olanlar Virani’ye deli derler,bilmezler Gaybın Sultanı arşı la mêkan eylemiş ulu ozana
Nefsin secdeye getire
Harabiye Musa’yı Tur dağında yoldaş eyleye
Kuyudaki Yusuf ayı ikiye bölmüş
Muhammed Ali hakikatı bize Marifet eyleye
Verirler defteri ya sağdan ya da soldan
Ben yanmışam aşıkların mahreminde
Günahım çoktur,ateş merhamet eder Adem’in nefsine
Dertlerim yanmıştır ,kilden Havva olmuştur
Aşkın arafı kuyuya atar Dertli’yi
Tur’da sineye çeker bizi
Çöldeki kaktüs ya Hak der su ister bulutun sahibinden
Kiptilerin azizesi öper Yunus’u alnından
La ilahe illa ente subhaneke inni küntü minezzalimin
Harabi ozan dergahından yola çıktı vardı 40 ların huzuruna,oldu Kaygusuz’un nefesi ve ateşi
Pir Sultan’ım arifler cemini tutar Nur dağında,
Abdal Musa ocağında ilim pişirirler kudret helvası diye öperler Kelami baba ocağında
Kulağımda iki küpe biri Hünkar’ımın celali biri de Pir’imin cemali,ortadaki suretim Allah Allah diye Şems’in aşk kozalağını toplar topraktaki Hay perdesini görmek için
Meyhanede ya fettah,ya rezzak ,ya alim diye döner serkeş başım ,omuz çatarlar İsa ol,sobayı yakarlar elin niye yanar İbrahim ol
Çağrı pirim hızır meşk der,zaman doldu ilk defter kapandı,yolcular ayaklandı,melekut alemi alemin meşkini tutar,uyan da hiçe değil vahdet nuruna semah var.
Rebab avazında uyur Harun’um ,Musa’sını kaybetmiş,sadaka verir elleriyle, hüzünlü kudreti aşk ehliyle hu der uyanır,üfler kar tanelerine hu hu Allah hu Allah diye
Kaygusuz’um beyaz perdem incinmiş yardan ayrılalı,vurur sazının tellerine sazlıklardaki ayrılıklar için
Ey gözümün nuru uyumuş,kirpiklerinin hazan bahcçelerinde,boynu düşmüş omuzuma bu ne güzel candır toprak kokuyor rüyaları
Güneşi nur eylemiş,adaletinden karları secdeye getirmiş,pirin ocağında sela ve selam almış,hakkın yolculuğunda havvas görmüş,nefsi ve nefesi fark eylemiş ,bir sırrım var deyu pirdaşları yol açıyor melekut aleminden ,farkı fark eyleyen Faruk’un Nur’u hak
Canımın cananı uyumuş
Elleri üşümüş,cömerdim ben Allahın zikrullahıyım ,boynum uykudayken İsmail’in nuruyum
Pir Sultan’ım ben babamın neşesi ve öfkesiyim
Büyütmüşleri Can’ı Cananlara hak getirmek için,almış dostunu varmış Pir’in huzuruna ,celalinden cemalini saklar sevdiğine
Alır yarenlerini gotürür Süleyman mabedine hadi ey kul,kuş dilini konuş der.
Ey can bendirin levhi mahfuz’una ekmek kırıntıları düşmüş,hizmetkar olayım turnaların semahına,aciz bedenim yetmez bu ceme,gönlün hoş olsun ey dildarı muhabbetteki can dost
Çağrıyı yapanlar arif isen edep erkanda görürler.
Ayrılık olmasaydı yanık gümüşü kim öperdi alnından,bu sırra kim ererdi,ya Hay ya Kâyyum