30 Aralık 2021 Perşembe

Fatih Akçi - Ya Hak Ya Medet



Edep suyuyla yıkanmayan suret ne anlar Ledun’dan ve Mecnun’dan

Virane gönüllere diken batarmış ,her avaz ya sitem ya da şükran

Hamd ehlinden olanlar Virani’ye deli derler,bilmezler Gaybın Sultanı arşı la mêkan eylemiş ulu ozana

Nefsin secdeye getire

Harabiye Musa’yı Tur dağında yoldaş eyleye

Kuyudaki Yusuf ayı ikiye bölmüş

Muhammed Ali hakikatı bize Marifet eyleye

Verirler defteri ya sağdan ya da soldan

Ben yanmışam aşıkların mahreminde

Günahım çoktur,ateş merhamet eder Adem’in nefsine

Dertlerim yanmıştır ,kilden Havva olmuştur

Aşkın arafı kuyuya atar Dertli’yi

Tur’da sineye çeker bizi

Çöldeki kaktüs ya Hak der su ister bulutun sahibinden

Kiptilerin azizesi öper Yunus’u alnından

La ilahe illa ente subhaneke inni küntü minezzalimin

Harabi ozan dergahından yola çıktı vardı 40 ların huzuruna,oldu Kaygusuz’un nefesi ve ateşi

Pir Sultan’ım arifler cemini tutar Nur dağında,

Abdal Musa ocağında ilim pişirirler kudret helvası diye öperler Kelami baba ocağında

Kulağımda iki küpe biri Hünkar’ımın celali biri de Pir’imin cemali,ortadaki suretim Allah Allah diye Şems’in aşk kozalağını toplar topraktaki Hay perdesini görmek için

Meyhanede ya fettah,ya rezzak ,ya alim diye döner serkeş başım ,omuz çatarlar İsa ol,sobayı yakarlar elin niye yanar İbrahim ol

Çağrı pirim hızır meşk der,zaman doldu ilk defter kapandı,yolcular ayaklandı,melekut alemi alemin meşkini tutar,uyan da hiçe değil vahdet nuruna semah var.

Rebab avazında uyur Harun’um ,Musa’sını kaybetmiş,sadaka verir elleriyle, hüzünlü kudreti aşk ehliyle hu der uyanır,üfler kar tanelerine hu hu Allah hu Allah diye

Kaygusuz’um beyaz perdem incinmiş yardan ayrılalı,vurur sazının tellerine sazlıklardaki ayrılıklar için

Ey gözümün nuru uyumuş,kirpiklerinin hazan bahcçelerinde,boynu düşmüş omuzuma bu ne güzel candır toprak kokuyor rüyaları

Güneşi nur eylemiş,adaletinden karları secdeye getirmiş,pirin ocağında sela ve selam almış,hakkın yolculuğunda havvas görmüş,nefsi ve nefesi fark eylemiş ,bir sırrım var deyu pirdaşları yol açıyor melekut aleminden ,farkı fark eyleyen Faruk’un Nur’u hak

Canımın cananı uyumuş 

Elleri üşümüş,cömerdim ben Allahın zikrullahıyım ,boynum uykudayken İsmail’in nuruyum

Pir Sultan’ım ben babamın neşesi ve öfkesiyim

Büyütmüşleri Can’ı Cananlara hak getirmek için,almış dostunu varmış Pir’in huzuruna ,celalinden cemalini saklar sevdiğine

Alır yarenlerini gotürür Süleyman mabedine hadi ey kul,kuş dilini konuş der.

Ey can bendirin levhi mahfuz’una ekmek kırıntıları düşmüş,hizmetkar olayım turnaların semahına,aciz bedenim yetmez bu ceme,gönlün hoş olsun ey dildarı muhabbetteki can dost

Çağrıyı yapanlar arif isen edep erkanda görürler.

Ayrılık olmasaydı yanık gümüşü kim öperdi alnından,bu sırra kim ererdi,ya Hay ya Kâyyum

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder